
Siyaset Çok Eşlilik Gibi…
Siyaset adeta çok eşlilik gibi sanki…
Açık büfeye, Ortada o kadar çok çeşitlilik var ki, adeta Açık büfe gibi, Siyasetçi Hangisine dalacak, Kafası karıştırıyor…
İlişkiler de ayni Açık büfeye dönüşmüş, bir doyumsuzluktur gidiyor…
Kimimize bu gibi ilişkiler çok zor geliyor, kimimize göre ekmek su gibi…
Tek yere kök atıp aidiyet duygusunun kök atmasına şans verilmiyor…
Siyaset de öyle, Çok Eşli birisi gibi, birden fazla yere hesap vermek, rızalarını almak, onaylatmak ve hepsini ikna etmek gerekiyor…
Herkes daha iyisinin peşinde, sürekli terfi makam talepleri, sürekli kendini tatmin etme, içindeki boşluğu doldurma ve bunu hem kendine hem de çevresine ispatlama peşinde…
Siyasetçi çapkın insana benziyor herkese göz kırpıyor ve fırsat kolluyor, işini gördükten sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor…
Bütün bunların sebebi, işi mesleği, tahsili ne olursa olsun fark etmez sadece aidiyet duygusunun olmayışıdır…
Bunun eksikliğine hayatımızın her noktasında ihtiyaç duymamıza rağmen en fazla siyasette özel ikili ilişkilerde yaşıyoruz…
Açık büfe gibi, Biraz ordan biraz burdan, kimse arsızlıktan, geri kalmıyor….
Bunu yaparken de çatışmaktan, kendini geliştirmekten, bazı gerçekleri görmekten de ısrarla kaçınılıyor…
Amma istenilen yere hak etmeden ulaşmak için de ,her şeye evet deme bir alışkanlık değil bir zorunluluk olmuştur…
Bireylerin Aidiyetsiz olduğu bir toplumda, özel ilişkiler de, toplumsal olaylar da, Siyaset de bu kadar olur…