1. Haberler
  2. Genel
  3. Lefkoşa Müzesi, Surlariçi’nin kalbinde şehrin hafızasını yaşatıyor!

Lefkoşa Müzesi, Surlariçi’nin kalbinde şehrin hafızasını yaşatıyor!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Lefkoşa’nın tarihini, kültürünü, sanatını ve kent yaşamını aynı çatı altında buluşturan Lefkoşa Müzesi, ziyaretçilerini Surlariçi’nde benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Girne Kapısı’ında yer alan müze; sanat eserlerinden tarihi objelere, kentin simgeleşmiş isimlerinden gündelik yaşamın izlerine uzanan zengin koleksiyonuyla Lefkoşa’nın hafızasını bugüne taşıyor.

Bir şehri şehir yapan yalnızca binaları ve sokakları değil; o sokaklarda yaşananlar, kuşaktan kuşağa aktarılan hikayeler, insanlar, sanat, kültür ve ortak hafızadır. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Lefkoşa da geçmişten bugüne taşıdığı zengin mirasıyla Kıbrıs’ın en güçlü kent hafızalarından birine sahip. Başkent Lefkoşa’nın bu çok katmanlı hikayesini bir araya getiren Lefkoşa Müzesi, ziyaretçilerine kenti farklı dönemleri ve yüzleriyle yeniden keşfetme fırsatı sunuyor.

Surlariçi’nde tarihi dokunun merkezinde yer alan Lefkoşa Müzesi, kent sakinlerinin kendi şehirlerinin geçmişiyle yeniden bağ kurabileceği; Kıbrıs’ı ziyaret edenlerin ise adanın tarihini, kültürünü ve yaşamını tek bir noktada keşfedebileceği önemli bir kültür durağı olarak öne çıkıyor.

Bir Müzeden Fazlası

Lefkoşa Müzesi, adanın ve kentin tarihini yalnızca kronolojik bir anlatıyla ele almıyor. Lefkoşa’nın gündelik yaşamı, toplumsal dönüşümü, kültürü ve sanatı; farklı dönemlere ait eserler, objeler ve görsel anlatılar aracılığıyla ziyaretçilerle buluşuyor. Kentin hafızasında yer etmiş kişiler ve olaylar da müzenin anlatısının önemli bir parçasını oluşturuyor. Böylece müze, Lefkoşa’nın geçmişini yalnızca sergileyen değil, şehrin hikayelerini bir araya getirerek yaşatan bir kültür alanı kimliği taşıyor.

Çağdaş resim ve heykel koleksiyonlarından Osmanlı dönemine ait belgelere, denizcilik tarihinden posta tarihine, gemi ve otomobil maketlerinden geleneksel gölge oyununa uzanan geniş koleksiyon, müzeyi çok katmanlı bir kültür ve hafıza alanına dönüştürüyor.

KKTC Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi iş birliğiyle oluşturulan Osmanlı Koleksiyonu; el yazması altın varaklı kitaplar, fermanlar, nüfus defterleri, mahkeme kayıtları ve Evkaf yazışmalarıyla Kıbrıs’ın geçmişine ışık tutuyor. IV. Murat tuğralı mülkname, Piri Reis haritasının seramik kopyası ve 19. yüzyıla ait nüfus kayıtları koleksiyonun dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.

Müzenin tavanlarını süsleyen resimler de Venedik, Bizans, Osmanlı ve İngiliz yönetiminden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dönemine uzanan tarihsel süreci sanatsal bir anlatımla tamamlıyor. Lefkoşa Müzesi’nin en dikkat çekici bölümlerinden birini de hiperrealist silikon heykel koleksiyonu oluşturuyor. Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş, Osman Örek, Fehmi Ercan ve Cengiz Topel gibi Kıbrıs Türk tarihinin önemli isimleri; halk ozanı Aynalı, meddah Mehmet Ertuğ, müzisyen Ahmet Becerikli ve Mehmetaliler Müzik Grubu üyeleri gibi kültürel bellekte yer edinmiş figürlerle aynı koleksiyonda ziyaretçilerle buluşuyor.

Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu da edebiyat aracılığıyla oluşan kültürel hafızayı müzenin anlatısına dahil ediyor. Kaytazzade Mehmet Nazım, Hikmet Afif Mapolar, Osman Türkay, Özker Yaşın, Urkiye Mine Balman ve Fikret Demirağ gibi Kıbrıs Türk edebiyatının önemli isimlerinin büstleri koleksiyonda yer alıyor.

Tüm bu özellikleriyle Lefkoşa Müzesi; tarihi belgelerin, sanatın, edebiyatın, denizcilik mirasının ve toplumsal belleğin yan yana geldiği, Kıbrıs’ın geçmişini yalnızca sergilemekle kalmayıp yaşatan kapsamlı bir kent müzesi kimliği taşıyor.

Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Çocukların ve gençlerin kendi şehirlerinin hikayesini burada keşfetmesini, Kıbrıs’a gelen ziyaretçilerin ise Ada’yı tanımaya buradan başlamasını istiyoruz.”

Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Lefkoşa’nın çok güçlü bir geçmişe ve kültürel birikime sahip olduğunu belirterek, “Lefkoşa’yı yalnızca tarihi yapılarıyla anlatamazsınız. Bu şehri asıl var eden; burada yaşayan insanlar, onların hikayeleri, ürettikleri eserler, bıraktıkları izler ve kuşaktan kuşağa aktarılan hatıralardır. Lefkoşa Müzesi’nde bütün bunları bir araya getiriyoruz. Ziyaretçilerimizin müzeyi gezerken aynı zamanda Lefkoşa’nın hikayesine de ortak olmasını istiyoruz” dedi.

Müzedeki eserlerin Lefkoşa’yı ve Kıbrıs’ın farklı dönemlerini kapsadığını söyleyen Prof. Dr. Günsel, “Bizim için önemli olan geçmişi vitrinlerin arkasında saklamak değil, onu insanların hayatına yeniden dahil etmek. Çocukların ve gençlerin kendi şehirlerinin hikayesini burada keşfetmesini, Kıbrıs’a gelen ziyaretçilerin ise Ada’yı tanımaya buradan başlamasını istiyoruz. Lefkoşa Müzesi, bu şehrin hafızasını korurken onun hikayesini dünyaya anlatmaya devam edecek” dedi.

Lefkoşa Müzesi, Surlariçi’nin kalbinde şehrin hafızasını yaşatıyor!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin