Kutlu Adalı’yı anma töreninde konuşan Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı, babasının ölümünün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarının sürdüğünü vurguladı.
Babasının mezarı başında toplanmalarının nedeninin “unutmamak ve unutturmamak” olduğunu belirten İl Adalı, Kutlu Adalı’nın anısının doğruluğun ve özgürlüğün bedelini hatırlattığını ifade etti.
Kutlu Adalı’nın susturulmasının toplumun gerçeği öğrenme hakkının gasp edilmesi anlamına geldiğini söyleyen İl Adalı, dosyanın yıllardır tozlu raflarda bekletilmesine tepki gösterdi.
Yetkililere seslenen İl Adalı, “Zaman aşımı hukukun değil, suçun ortağıdır. ‘Dosyalar kapandı’ diyerek vicdanları kapatamazsınız. Zaman aşımı hukukun bir kuralı olabilir ama vicdanın zaman aşımı yoktur. Bu cinayeti aydınlatmadan geçirilen her gün katillere verilmiş sessiz bir onaydır” ifadelerini kullandı.
“Burada bir ölü değil, bir toplumun belleği gömülü” diyen İl Adalı, bu belleğin zaman aşımıyla silinemeyeceğini belirterek, babalarına olan borçlarının yarım kalan satırlarını tamamlamak ve cinayetin üzerindeki örtüyü kaldırmak olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda, “Bu mezar bir yas yeri değil, bir adalet mevzisidir” diyen İl Adalı, “Susturulan her kalem bizim sesimizdir. Tüm sorumlular hesap verene dek biz mevzideyiz” ifadelerini kullandı.
İl Adalı konuşmasını annesi İlkay Adalı’nın “Kutlu’ya” şiirinden şu dizelerle tamamladı:
“Merdivende ayak sesin
Balkonda gülüşün
Çiçek açar özlemin
Sızım sızım yüreğime.”





