Oğulları Toprak’ın normal ve sağlıklı bir çocukluk geçirmesini istediklerini belirten Nilden Bektaş Erhürman, onu mümkün olduğunca yoğun çalışma temposundan ve yetişkinlerin dünyasından uzak tutmaya özen gösterdiklerini ifade etti.
“Toprak henüz 5 yaşında ve 5 yaşındaki bir çocuğun hayatında ne olması gerekiyorsa ona o ortamı sağlamaya çalışıyoruz.” diyen Erhürman, çocukların oyun oynayarak, keşfederek ve yaşıtlarıyla vakit geçirerek büyümelerinin önemine dikkat çekti. Nilden Bektaş Erhürman, Toprak’la ilişkilerini şöyle anlattı:
“Tufan, çocukları çok seven bir insan, hatta bence en kırılgan noktası çocuklar…Çok iyi bir baba olması da benim için sürpriz değil…Toprak’ın her şeyi sorgulamaya başladığı bir dönem içerisindeyiz, yine bir gün Toprak’ın bitmek bilmez sorularının içerisinde ona cevap olarak ‘Biz sadece Toprak’ın anne ve babasıyız’ demişti, bir gün sabah Toprak’ı okula bırakırken birileri Tufan’a ‘Günaydın Başkan’ demiş. Toprak da koşa koşa gidip, ‘Başkan değil o, Toprak’ın babasıdır’ demiş. Sanıyorum tam olarak duymak istediğimiz bir cevaptı.”
Nilden Bektaş Erhürman, henüz oğullarına telefon ya da tablet vermediklerini ve günlük bir saat çizgi film izleyebildiğini söyleyerek, şöyle aktardı:
“Bu aslında almış olduğumuz bir karar değildi, Toprak’ın büyüme evresinde onun bazı aktivitelerle çok fazla ilgilendiğini fark ettik, eline telefon tablet verip neden bu ilgisini kaydıralım diye düşündük, açıkçası ihtiyaç da hissetmedik. Toprak, resim yapmayı, kitaplara bakmayı, oyuncaklarıyla oynamayı çok seven bir çocuk. Birlikte olduğumuzda müzik dinleyip şarkılar söylemeye – ki genelde tercihimiz 70’ler Türkçe pop oluyor-, yürüyüşlere çıkıp keşifler yapmaya, saklambaç, koşmaca ya da çoğu zaman kendi oluşturduğumuz oyunlar oynamaya bayılıyoruz.”
“Biz her zaman birbirinden destek almayı bilen bir çift olduk”
İçeriği Görüntüle
Cumhurbaşkanı eşi, çevre mühendisi ve Toprak’ın annesi görevlerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bir denge içinde sürdürmeye çalışacağını söyleyen Nilden Bektaş Erhürman, önümüzdeki dönemde çevre, kadın, Kıbrıs kültürü ve çocuk odaklı projelere öncelik vermek istediğini belirtti.





