Eski Cumhurbaşkanlığı binasının Sanat ve Kültür Merkezi’ne dönüştürülme projesinin Mimarı Güner Ersen yapının tarihsel ve duygusal önemine dikkat çekerek, “Bu bina hepimizin çocukluğundan bugüne hafızamızda yer etmiş önemli bir yapı. Hem siyasi hem tarihi hem de geleceğe yönelik anıları hatırlatıyor. Bu nedenle çalışmalarımızda büyük hassasiyet gösteriyoruz.” dedi.
Ersen, binanın İngiliz Mimar Robert Macartney tarafından 1920 yılında tasarlandığını ve 1939’da tamamlandığını hatırlatarak, yapının İngiliz valisinin konutu olarak kolonyal mimari olarak örneği şeklinde inşa edildiğini, ancak Akdeniz ve Kıbrıs mimarisinden de izler taşıdığını vurguladı.
“Bina, tavan yükseklikleri ve surlarla bütünleşmesi göz önünde alındığında çok kıymetli ve alçakgönüllü ama yüksek seviye bir profil çizer.” değerlendirmesinde bulunan Ersen, binanın Cephane (Quirini) Burcu’nun şekline ve konumuna özen gösterilerek tasarlandığını kaydetti.
Ersen, binanın yükseklik ayarlamasının aşağıdan görünmeyecek şekilde ve burcun görkemini ikinci plana düşürmeyecek şekilde tasarlandığına da dikkat çekerek, “O yüzden bina burcun tam orta kısmında ve yatay bir düzlemde yer alan simetrik bir mimariye sahiptir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman’ın sanata ve tarihe verdikleri önemin kendilerine güç verdiğini belirten Ersen, sürecin Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Anıtlar Yüksek Kurulu yanı sıra Turizm Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Lefkoşa Türk Belediyesi’nin desteğiyle yürütüldüğünü söyledi.
Mart ayında yapılan analizler sonucunda bugün ihtiyaç duyulmayan ek binaların yıkımı için rapor hazırlandığını dile getiren Ersen, ek binaların kaldırılmasıyla hem surlara verilen hasarı gidermeyi hem de açık alanlar oluşturarak sanatsal etkinliklere yer açmayı hedeflediklerini aktardı.
Cinayet gibi kazada ikinci ölüm
İçeriği Görüntüle
Çalışmaların ilk olarak daha önce toplantı ve müzakere odası olarak kullanılan odadan başladığını aktaran Ersen, ayrıca ‘Başkanların Odası’ olarak kullanılan odanın da bugüne kadar başkanlık görevinde bulananların dönemsel eşyalarının sergileneceği bir alan olarak ziyarete açılması hedeflerinin olduğunu söyledi.

Binanın bakım süreci hakkında da konuşan Ersen, önce binada genel bakımının yapıldığını, ardından ise bahçe düzenlenmesinin gerçekleştirildiğini, şimdi ise binanın ön tarafında yer alan binaların bakım sürecine alınacaklarını dile getirdi.
Güner Ersen, ileriki dönemde binanın üst katında yer alan odalar konusunda da çalışma yapacaklarını söyleyerek “Bunların hepsinin duygusal ve kültürel mirası daha ileriye taşıyacak şekilde yapılmasına özen gösteriyoruz.” dedi.
Bölgeyle bütünleşmek adına Arabahmet Mahallesi’nin iz düşümlerini yeniden canlandırma hedefleri olduğunu söyleyen Ersen, binanın ön tarafında yer alan alanı meydanlaştırma çalışması kapsamında binaya dâhil etmeyi planladıklarını da kaydetti.
Ersen, tüm bu dönüşüm çalışmalarıyla sadece binayı değil, bölgeyi de bir sanat merkezi haline getirmek istediklerini belirterek, “böylece kentsel dönüşümle birlikte bölgenin geleceğe sanatsal bir yapıyla taşınmasını sağlarız” dedi.





