Larnakalılar Derneği Başkanı Zarifşen Menteşoğlu: “11 ailenin ocağı söndü. Geride kalan eşler, yetim çocuklar, analar ve kardeşlerin yüreği yandı. Gözleri hep yaşlı kapılarda, pencerelerde umutla acı ve endişe ile ‘belki diye beklediler”
Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde ilk toplu katliam şehitleri olarak tarihe geçen; Dikelya İngiliz üslerindeki işlerine giderken otobüsten indirilerek önce kurşuna dizilip ardından kuyuya atılan Kayıp Otobüs Şehitleri törenle anıldı.
Anma töreninde konuşan Larnakalılar Derneği Başkanı Zarifşen Menteşoğlu, işçi otobüsü ile Larnaka’dan Dikelya bölgesine ekmek parası için yola çıkan 11 sivil insanın bir daha evlerine dönemediğini belirterek, “Onlar sadece bir otobüsün yolcuları değildi; bu topraklarda Türk varlığını sürdürme inancının birer temsilcisiydi.” dedi.
Menteşoğlu konuşmasının devamında “Rumlar için bir asker bir tehdit değildi. Onlar sivil işçiydi. Onlar sadece Türk oldukları için EOKA yanlısı Rumlar tarafından kurşuna dizilerek hunharca katledildiler ve bir Rum köyünde su kuyusuna atıldılar.” dedi.
Yusuf Tosun’un kullandığı otobüsün varış noktasına ulaşamadığını, 11 sivil insanın içinde olduğu otobüsün 43 yıl bulunamadığını söyleyen Menteşoğlu, “11 ailenin ocağı söndü. Geride kalan eşler, yetim çocuklar, analar ve kardeşlerin yüreği yandı. Gözleri hep yaşlı kapılarda, pencerelerde umutla acı ve endişe ile ‘belki, belki’ diye beklediler.” dedi.
Menteşoğlu, Kayıp Otobüs şehitlerinin Kıbrıs Türkü’nün 1963-1974 yılları arasında yaşadığı mezalimin, soykırım niyetinin en açık delillerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün eğer KKTC’de başımız dik özgür ve güven içerisinde yaşıyorsak bunu 13 Mayıs 1964’te Larnaka Dikelya yolunda şehit edilen 11 vatan evladına, onlar gibi canını feda eden binlerce şehidimize ve her zaman yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne borçluyuz.” diye konuştu.





