1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. “Çöküşün açık göstergesi”

“Çöküşün açık göstergesi”

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nde günlerdir süren yangının “teknik bir arıza değil, plansızlık ve liyakatsizliğin ağır bir sonucu” olduğunu savunarak, kamu yönetimini eleştirdi.

Avcıoğlu, Güngör Çöplüğü‘nün erken iflasının, resmi olarak gizlenen ya da bir türlü doğru hesaplanamayan gerçek nüfusun matematiksel bir itirafı olduğunu söyleyerek, Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği genelinde kişi başına düşen yıllık çöp miktarının ortalama 500 ila 530 kilogram arasındayken, ülkemizde bunun 730 ila 790 kilogram gibi sıra dışı bir seviyeye ulaştığını kaydetti. Avcıoğlu, adanın kuzeyinde fiilen 800 binin üzerinde bir nüfusun yaşadığını açıkça ortaya koyulduğunu söyledi, “Kayıt dışı iş gücü, kontrolsüz nüfus akışı ve plansız şehirleşme devletin istatistik kurumlarında gizlenebilir; ancak her gün Güngör’e dökülen tonlarca atıkta gizlenemez” dedi

Avcıoğlu, günlerdir bölgeyi ve adanın büyük bölümünü zehirli dumanlarla kaplayan yangının, teknik bir arıza olmanın ötesinde; plansızlığın, liyakatsizliğin ve vizyonsuz yönetim anlayışının ağır bir itirafı haline geldiğini belirtti.

Avcıoğlu, “Yönettiğini iddia edenlerin her felaketin ardından ezberledikleri o meşhur ‘kontrol altına alınmıştır’ açıklamalarını, sönmeyen metan gazı alevleri ve her yaz ciğerlerimize dolan zehirli dumanlar eşliğinde hayranlıkla izliyoruz. Zira memlekette her şey bir şekilde kontrol altına alınsa bile, yapısal ve istikrarlı liyakatsizlik asla dizginlenemiyor!” dedi.

“ÇEVRE KAZASI DEĞİL, PLANSIZLIĞIN VE LİYAKATSIZLIĞIN İTİRAFI!”

Güngör çöplüğü adayı zehirliyor

İçeriği Görüntüle

Avcıoğlu, Kuzey Kıbrıs’ta kamu yönetiminin en büyük çıkmazının; günü kurtarma politikaları ile bilimi, planlamayı ve mühendislik aklını tamamen göz ardı etmesi olduğunu söyleyerek, günlerdir ciğerlerimizi yakan, gökyüzünü zehirli bir tabakayla kaplayan Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’ndeki yangının, yalnızca teknik olarak çöken bir altyapı projesi olmadığını vurguladı.

Avcıoğlu, “Karşımızdaki ağır tablo; bu ülkenin nüfus politikasından enerji stratejisine, çevre sağlığından idari vizyonsuzluğuna kadar uzanan topyekûn bir ‘sistemin iflasının’ en somut coğrafi kanıtıdır” diyerek, yaşanan bu felakete bakıldığında; sadece yükselen dumanları değil; bilimin, verinin ve kamusal yararın nasıl kasten küle döndürüldüğünün de görüldüğünü kaydetti.

“BİLİNMEYEN ÜLKE NÜFUSU VE SİSTEMİN İFLASI”

Güngör Düzenli Depolama Tesisi’nin sıfırdan inşa edilirken, dönemin verileri baz alınarak yapılan teknik hesaplamaların, bu alanın en az 2030 yılına kadar adanın çöp kapasitesini rahatlıkla karşılayabileceğini öngördüğünü hatırlatan Avcıoğlu ancak bugün, öngörülen tarihten yıllar önce tesisin kapasitesini tamamen aşarak vahşi bir enkaz haline geldiğini söyledi.

“Mühendisliğin en temel kuralıdır; Girdi miktarını doğru hesaplayamazsanız, çıktıyı ve sistemi yönetemezsiniz” diyen Avcıoğlu, Güngör’ün erken iflasının, resmi olarak gizlenen ya da bir türlü doğru hesaplanamayan gerçek nüfusun matematiksel bir itirafı olduğunu vurguladı.

Avcıoğlu, “Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği genelinde kişi başına düşen yıllık çöp miktarı ortalama 500 ila 530 kilogram arasındadır. Buna karşılık, ülkemizde kişi başına düşen yıllık atık miktarı 730 ila 790 kilogram gibi sıra dışı bir seviyeye ulaşmıştır” dedi.

Güngör’e dökülen atık miktarının gerçeğinden hareketle bir hesap yapıldığında; üretilen bu devasa çöp miktarının, resmi olarak açıklanan rakamların çok ötesinde, adanın kuzeyinde fiilen 800 binin üzerinde bir nüfusun yaşadığını açıkça ortaya koyduğuna işaret eden Avcıoğlu, “Kayıt dışı iş gücü, kontrolsüz nüfus akışı ve plansız şehirleşme devletin istatistik kurumlarında gizlenebilir; ancak her gün Güngör’e dökülen tonlarca atıkta gizlenemez. Planlama ve nüfus politikası olmayan bir yönetimin katı atık tesisinin ömrünü hesaplaması da imkânsızdır” ifadelerini kullandı.

Avcıoğlu şöyle devam etti;

“Güngör’de günlerdir yanan şey aslında bu halkın faturalarını hafifletebilecek, KIB-TEK’in üretim açığını kapatma noktasında ciddi katkılar sağlayabilecek bir biyogaz ve enerji potansiyelidir.

Güngör’e dökülen katı atık, doğru bir teknolojik altyapıyla kurulacak yaklaşık 10 megavat (MW) kurulu güce sahip modern bir biyogaz veya atık yakma santralini kesintisiz olarak besleyebilecek kapasitededir. Böyle bir tesisin baz yük santrali olarak yüksek emreamadelikle çalıştırılması durumunda, ülkenin yıllık toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 4’ünü tek başına ve tamamen yeşil enerji olarak karşılayabilecek potansiyeldedir.

Biz ise enerji arz güvenliğini akaryakıt peşkeşlerine sıkıştırmış bir vizyonsuzlukla boğuşurken, binlerce hanenin elektrik ihtiyacını doğrudan karşılayabilecek bu milli servetimizi gökyüzüne zehirli duman olarak salıyoruz.

Güngör gibi heterojen ve kimyasal atıklar içeren sahalardaki yangınlar, kontrol edilmesi en zor ve çevreye en çok zarar veren afetlerdendir. İçten içe yanan bu çöpler atmosfere muazzam miktarda gaz, kül ve ağır metal salarak havamızı zehirlemektedir.”

“Çöküşün açık göstergesi”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.