Girnede’deki gemi faciasında, kaptanın uyarılar ve arızalara rağmen sefere çıkıldığı ortaya çıktı; 9 zanlı hakkında 8 gün ek tutukluluk kararı verildi. İkinci kaptanın fırtına uyarısına rağmen kaptan inisiyatifiyle denize açılan gemide, su alındığı fark edilmesine rağmen hız kesilmediği belirlendi
Kaptanın 3 bin 500 dolara Honduras’tan ehliyet aldığı, geminin ise uluslararası iki temel emniyet sertifikasının eksik olduğu belirtildi
Girne açıklarında 30 Ağustos’ta yaşanan Filo Jet faciasına ilişkin tutuklanan 9 zanlı, dün yeniden Girne Kaza Mahkemesi’nde yargıç huzuruna çıkarıldı.
Mahkemeye çıkarılan zanlılar arasında şirket direktörü Ali Özdülger, gemi kaptanı Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan, birinci makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ile mürettebat Sertan Erol, Kubil Kuliyev, Vale Kumadov ve Reşat İbrahimov yer aldı.
Zanlılar aleyhine, “tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi.
Mahkeme, zanlılar aleyhine sekiz gün daha tutukluluk emri verdi.
Mahkemede şahadet veren ve olay günü hava tespitine dair Meteoroloji Dairesi’nden rapor aldıklarını kaydeden polis, verilen rapora göre dalga boyunun 1,5 metre, rüzgarın hızının ise 15 kont olduğunu söyledi.
Mahkemede polis dikkat çeken şu detayları paylaştı:
Gemi kaptanının KKTC vatandaşı olduğu, ülkede ikamet ettiği ve Sosyal Sigorta kaydının olmadığı ortaya çıktı.
Gemi kaptanı mesleğe on yıl ara verdi, bu süreçte ehliyeti düştü. Türkiye’den ehliyet almak çok zor olduğu gerekçesiyle 3500 Dolar vererek Honduras’tan ehliyet aldı, Yunanistan’da denklik aldı. Geçerliliği araştırılıyor.
Gemi kaptanı geminin su aldığını biliyordu ama önemsemedi.
Gemi su almaya başladığında kaptan hız kesseydi, gemi su yüzeyine çıkabilir ve geri dönme şansı olabilirdi.
Gemi mürettebatının geminin tahliyesine ilişkin yeterli eğitimleri olup olmadığı araştırılıyor.
Geminin kara kutusu aranıyor. Şirketin Türkiye’deki ortaklarından biri hakkında derdest emri alındı, aranıyor.
Kaptan ve personelin yeterlilik belgeleri araştırılıyor.
Yardım çağrısını kaptan yardımcısı yaptı.
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, gemi kaptanının mevcut koşullara uygun şekilde yola çıktığı, ancak seyir sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle geminin su aldığı yönünde ifade verdiği belirtildi. İfadede, geminin su almasının ardından yolculara yardım edildiğinin aktarıldığı kaydedildi.
YOLA ÇIKMA KARARI KAPTAN İNİSİYATİFİYLE ALINDI
Polise verilen ifadelerde olay günü fırtına nedeniyle “Taşucu Limanı’nın kapalı olduğu ve sefere çıkma kararının kaptanın inisiyatifiyle” alındığının belirtildiği aktarıldı.
Mahkemede aktarılan bir diğer bilgiye göre, geminin mürettebatının geminin su alabileceği konusunda uyarıldığı da ifade edildi.
Kazada hayatını kaybeden 8 kişinin otopsi sonuçlarının da mahkemede aktarıldığı belirtildi. Buna göre, hayatını kaybedenlerin boğulma sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Öte yandan 9 zanlıdan kan ve idrar örnekleri alınarak alkol ve uyuşturucu testi yapıldığı, ancak test sonuçlarının henüz çıkmadığı mahkemede aktarıldı.
Kazada yaralananlar arasında 6 yaşında bir çocuğun da bulunduğu ve çocuğun hastanede tedavisinin sürdüğü belirtildi.
İKİNCİ KAPTAN: SEFERE ÇIKMAMAMIZ İÇİN KAPTANA TELKİNDE BULUNULDU
İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın gönüllü ifadesi de mahkemede aktarıldı.
Seraslan, olay günü fırtına nedeniyle Taşucu Limanı’nın saat 15.00’e kadar kapalı olduğunu belirterek, sefere çıkılmaması konusunda kaptana telkinde bulunduğunu söyledi.
KAPTANIN EHLİYETİNE İLİŞKİN DETAY
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, gemi kaptanının kaptanlık belgesini Honduras’tan yaklaşık 3 bin 500 dolar karşılığında aldığı, belgenin daha sonra Yunanistan’da tescil edildiği ve KKTC’de de uygunluk işlemlerinden geçirildiği belirtildi. Kaptanın kaptanlık belgesinin geçerli olduğu ifade edildi.
KAPTANIN TÜRKİYE’DEN ALDIĞI EHLİYETİN GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRDİĞİ BELİRTİLDİ
Mahkemede polis tarafından aktarılan bilgilere göre, tutuklanan zanlılar arasında bulunan gemi kaptanı ilk olarak Türkiye’den gemi kaptanlığı ehliyeti aldı. Ancak kaptanın 10 yıl ara vermesi nedeniyle söz konusu ehliyetin geçerliliğini yitirdiği belirtildi.
GEMİNİN EVRAKLARINDA SORUN BULUNMADIĞI BELİRTİLDİ
Öte yandan mahkemede, geminin evrakları ve denetim süreçleri açısından yapılan incelemelerde herhangi bir sorun tespit edilmediğinin aktarıldığı belirtildi. Geminin bakım ve denetim kayıtlarında da sorun bulunmadığı ifade edildi.
GEMİNİN İKİ ULUSLARARASI SERTİFİKASININ EKSİK OLDUĞU BELİRTİLDİ
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, geminin Radyo Emniyet Sertifikası ile Balans Sertifikası’nın eksik olduğu belirtildi. Bu iki belgenin, gemiye ilişkin uluslararası sertifikalar arasında yer aldığı aktarıldı.
POLİS 8 GÜN TUTUKLULUK TALEP ETTİ
Soruşturmayı yürüten polis, mahkemede 9 zanlının 8 gün daha tutuklu kalmasını talep etti. Talebin, soruşturmanın devam ettirilmesi ve gerekli bilgi, belge ve teknik verilerin toplanması gerekçesiyle yapıldığı belirtildi.
KAZA-KIRIM EKİBİ İNCELEME YAPACAK
Soruşturma kapsamında Türkiye’den KKTC’ye gelen kaza-kırım ekibinin gemi üzerinde inceleme yapacağı belirtildi. Polisin de inceleme sürecine dahil olarak hazırlanacak raporu soruşturmaya dahil etmeye çalışacağı aktarıldı.
GEMİNİN HASARLI HALDE SEFERE ÇIKTIĞI DEĞERLENDİRİLİYOR
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, polisin ilk nazarındaki değerlendirmesinde gemide bir hasar bulunduğu ve geminin bu hasarla birlikte sefere çıktığının ortaya konulduğu belirtildi. Bu yöndeki değerlendirmeyi, elde edilen görüntüler ve kazada mağdur olan kişilerin ifadelerinin de desteklediği aktarıldı.
YOLCU BÖLÜMÜNDEN SU GELDİĞİNİ İFADE ETTİLER
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, zanlıların gönüllü ifadelerinde geminin yolcu bölümünden su geldiğini söyledikleri belirtildi.
GEMİ DAHA ÖNCE DE SU ALDIĞI İÇİN, BU DEFA DİKKATE ALINMADI
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, polisin ilk değerlendirmesinde, geminin daha önce de su aldığı ve bu nedenle yaşanan yeni su alma olayının yeterince dikkate alınmadığıkanaatine varıldığı belirtildi.
GEMİNİN DÜŞÜK HIZLA LİMANA DÖNEBİLMESİNİN MÜMKÜN OLDUĞU BELİRTİLDİ
Mahkemede aktarılan bilgilere göre polis, geminin su aldığı tespit edildiği anda seferin kesilmesi ve çok düşük hızda seyredilerek limana dönülmesi halinde kazanın önlenebileceğine yönelik uzman görüşleri ve ifadelerin bulunduğunu belirtti.
MÜRETTEBATIN ACİL DURUM YETKİNLİĞİ ARAŞTIRILIYOR
Mahkemede aktarılan bilgilere göre polis, mağdurların ifadeleri doğrultusunda, acil durumda yapılması gerekenler konusunda yolculara yeterli bilgilendirme yapılmadığıyönündeki iddiaları da soruşturuyor. Bu kapsamda, mürettebatın acil durumlara müdahale konusundaki bilgi ve yetkinliğininaraştırıldığı belirtildi.
POLİS: SERBEST KALMALARI SORUŞTURMAYI ETKİLEYEBİLİR
Mahkemede polis, zanlıların serbest bırakılması halinde soruşturmaya etki edebilecekleri yönünde değerlendirmede bulundu. Bu nedenle zanlıların tutukluluk süresinin uzatılmasını talep etti.
TÜRK LOYDU DENETİM BELGELERİNİ İNCELEYECEK
Öte yandan Türk Loydu’nun KKTC’ye gelerek gemiye ilişkin denetim belgelerini inceleyeceğibelirtildi. Polis, denetim belgesinin orijinal olup olmadığı konusunda Türk Loydu ile istişare yapılacağını mahkemeye aktardı.
TUTUKLULUK EMRİNE İTİRAZ EDİLMEDİ
Mahkemede zanlıların avukatı, polisin talep ettiği 8 günlük tutukluluk süresine itiraz etmedi.
Avukat mahkemede yaptığı açıklamada, Türk Loydu tarafından gemiye sertifika verildiğinibelirtti. Avukat, mürettebatın görev yaptıkları ülkelerde geçerli gemicilik belgelerinin bulunduğunu da söyledi.
Kaptanın durumuna ilişkin de konuşan avukat, kaptanın IMO’nun internet sitesinde uluslararası alanda tanınan bir kaptanlık belgesinin bulunduğunu ifade etti.
ÖZDÜLGER’İN ŞİRKETİ YÖNETEN KİŞİ OLMADIĞI BELİRTİLDİ
Mahkemede zanlı 1 olarak yargılanan şirket direktörü Ali Özdülger’in şirketteki direktörlük görevinin sembolik olduğu ve şirketi fiilen yöneten kişi olmadığı yönünde bilgi aktarıldı.
“GEMİ 2003’TEKİ KAZANIN ARDINDAN TAMİR EDİLEREK 300’DEN FAZLA SEFER YAPTI”
Savunma avukatı mahkemede yaptığı açıklamada, geminin 2003 yılında bir kaza geçirmiş olmasına rağmen daha sonraki bir tarihte Yunanistan’daki bir şirket tarafından satın alındığını ve tamir edildiğini söyledi. Avukat, geminin tamirinin ardından 300’den fazla sefer yaptığını belirtti.
Filo Denizcilik’in gemiyi satın alırken, uluslararası kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen survey (inceleme ve denetim) sonuçları doğrultusunda hareket ettiğini ifade eden avukat, geminin geçmişte kazalı olduğuna ilişkin herhangi bir bilginin zanlılarda bulunmadığını savundu.
POLİS: DİREKTÖRÜN BİLMESİ GEREKMİYOR MUYDU?
Savunma avukatı, hiçbir zanlının geminin geçmişte kazalı olması veya mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bunun üzerine polis, şirket direktörü Özdülger açısından, “Direktörün bilmesi gerekmiyor mu?” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Savunma ise Özdülger’in şirketi fiilen yöneten kişi olmadığını, direktörlüğünün sembolik olduğunu belirtti.
İKİNCİ KAPTANIN AVUKATI: SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ
İkinci kaptanın savunma avukatı, müvekkilinin kaza sırasında yolculara yardım ettiğini ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinisavundu.
ARIZALARI ÖNCEDEN BİLİYORLARDI
Mahkemede aktarılan bilgilere göre, ikinci kaptan ile gemi kaptanının gönüllü ifadelerinde, kaza tarihinden önce gemide motor ve dümen arızası bulunduğunu ve geminin daha önce su aldığınıpolise söyledikleri belirtildi.
POLİS: KAPTAN HIZ KESMEDİ
Polis, gemi kaptanının geminin su aldığı tespit edilmesine rağmen hızını düşürmemesini ihmalkârlık olarak değerlendirdiğinimahkemeye aktardı.
YÜZLERCE İFADE ALINDI
Soruşturma kapsamında yüzlerce kişinin ifadesinin alındığı, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha fazla ifade alınacağı da mahkemede belirtildi.





