Eda Hançer Akkor’un davası sadece bireysel bir hak arayışı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet talebi olarak da karşılık buldu. Bu kapsamda, davaya destek veren sendikalardan KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, TAK’a yaptığı değerlendirmede, sendikanın toplumsal sorumluluğu bulunduğuna ve bu nedenle davaya destek verdiklerine dikkat çekti.
“Ben eskort değilim”
İçeriği Görüntüle
Maviş, 2003 yılında kapıların açıldığı zaman sorunun görünür olmadığını, 2007 yılında Güney Kıbrıs makamlarının yasalarda tek taraflı değişikliğe gitmesiyle vatandaşlık vermeyi Bakanlar Kurulu inisiyatifine bıraktığı zaman sorunun daha görünür hale geldiğini anlatarak, söyle konuştu:
“Aynı kategoride birçok insan vatandaşlık almıştır, ama birçok insan da var ki vatandaşlığı alamadı. 2007 yılında ‘yasal olmayan limanlardan’ girenlere vatandaşlık vermeme kararı alındı ve adanın kuzeyindeki limanlar yasal olmayan limanlar olarak ilan edildi. Bu iyi niyetli bir yaklaşım değildir.”
Maviş, Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatarak, “Orada her çocuğun geçerli bir pasaporta sahip olması gerektiği ifade edilir. Devletler vatandaşlarının kiminle evleneceğine karışamaz, çocuklar da anne babalarını seçemeyeceğine göre çocuklar üstünden yürütülen bu politika doğru bir politika değildir.” dedi.
KTÖS’ün davaya destek vermesinin nedenleri konusunda konuşan Maviş, sendikanın 2022’den bu yana hazırladığı politika belgeleri olduğunu, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği (AB) kurumlarıyla direkt ilişki kurması yanı sıra karma evlilik nedeniyle sorun yaşayan vatandaşların sorunlarının çözümüne dair girişim yapma kararı aldıklarını söyledi. Maviş, ayrıca yabancı misyon şefleriyle görüştükleri zamanlarda da karma evlilikten doğan çocukların durumunu anlattıklarını belirtti.
Bu konuda hukuksal açıdan mücadele vermenin ve örgütlü olarak hareket etmenin önemini işaret eden Maviş, süreç içerisinde İnsan Hakları Platformu ve Kimliksizler Derneği’nin de önemli girişimleri bulunduğuna dikkat çekti.
Maviş, Akkor’un risk alarak, mücadele yürüttüğünü ve bunu takdir ettiğini belirterek, “Anne ya da babanız herhangi bir ülkeye vatandaşsa, otomatik olarak vatandaşlık alırsınız. Almanya’da da olsanız, Fransa’da da olsanız vatandaşlık alabiliyorsunuz.” dedi.
Davayla ilgili başlatılan süreç hakkında bilgi veren Maviş, “Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında dengeye baktığımızda yabancılarla evlenip vatandaşlık alma noktasında Kıbrıslı Türklerin ayrımcılığa uğradığını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kıbrıslı Türkler bu adada vardır, var olacaklardır. Dünya artık kozmopolittir.” diyen Maviş, 1974’ten önce doğanlar ile 1974’ten sonra doğanlar diye bir ayrıma gidilemeyeceğini, karma evliliklerinden doğanların da vatandaş olma hakları olduğunu belirtti.
Maviş, Akkor’un davasında iç hukuk yollarının tükendiğini ve çözümün dışarıda arandığını da vurgulayarak, “AİHM’de her çocuğun geçerli bir pasaport hakkı olduğu varsayımı üzerinden mahkemenin bu konuda bir açılım göstereceğini ve davanın olumlu sonuçlanacağını düşünüyorum.” dedi.




